Buluta geçiş çoğu şirket için maliyet avantajı vaadiyle başlar; ancak plansız büyüyen kaynaklar bir süre sonra beklenmedik faturalara dönüşebilir. İyi haber şu: bulut maliyetlerinin önemli bir bölümü, hizmet kalitesinden ödün vermeden azaltılabilir.
İlk adım görünürlük. Hangi kaynağın hangi projeye ait olduğunu etiketleme (tagging) ile netleştirmeden maliyet optimizasyonu yapmak mümkün değil. Kullanılmayan diskler, boşta bekleyen IP adresleri ve unutulmuş test sunucuları çoğu faturada sessizce yer tutar.
İkinci adım doğru boyutlandırma. İzleme verileri, sunucuların büyük kısmının kapasitesinin çok altında çalıştığını gösterir. Otomatik ölçekleme kurgusuyla, yoğun saatlerde büyüyüp sakin saatlerde küçülen bir altyapı hem performansı hem bütçeyi korur.
Üçüncü adım taahhüt indirimleri: sürekli çalışan iş yükleri için rezerve edilmiş kapasite veya taahhüt planları, aynı kaynağı %40'a varan indirimle kullanmanızı sağlar. Geçici işler içinse spot/preemptible sunucular ciddi tasarruf alanıdır.